Sarı Uygurlar
| [[Dosya:Family_In_Lanchow,_China_1944_Fr._Mark_Tennien_Restored.jpg Çin'in posta pulu|frameless]] | |
| Toplam nüfus | |
|---|---|
14.706 (2020 Sayımı) | |
| Önemli nüfusa sahip bölgeler | |
| 13.053 (2020 Sayımı) | |
| 445 (2020 Sayımı) | |
| 205 (2020 Sayımı) | |
| Diller | |
| Din | |
Yugurlar veya Sarı Uygurlar[1] (Batı Yugurca: Yogïr ya da Sarïg Yogïr, Doğu Yugurca: Yogor ya da Šera Yogor; Sarïg ve Šera = Sarı; Çince: 裕固族; pinyin: yùgù zú) bir Türk etnik grubu ve Çin'in resmi olarak tanınan 56 etnik grubundan biridir, 2000 nüfus sayımına göre 16.719 kişilerdir.[2] 2020 nüfus sayımına göre ise 14.706 Yugur vardır.[3] Yugurlar çoğunlukla Çin'in Kansu eyaletindeki Sünen Yugur Özerk bölgesinde yaşamaktadırlar. Çoğunlukla Tibet Budizmine inanmaktadırlar.[4] Yugurların çoğu Türk dili, doğu eyaletlerinde ise Moğolca ve Çince konuşurlar.
Nüfus
[değiştir | kaynağı değiştir]2000 nüfus sayımında toplam Yugur nüfusu 13.719 olarak kaydedilmektedir. Nüfusun %90'ı Gansu Eyaletinin Sunan Yugur Özerk İlçesinde,[5] geri kalan kısım Jiuquan kentine[6] bağlı Huangnibao beldesinde[7] yaşamaktadır.
Diller
[değiştir | kaynağı değiştir]4.600 kişi Türk dillerinden Batı Yugurcayı, 2.800 kişi Moğol dillerinden Doğu Yugurcayı ve diğerleri ise Çinceyi konuşmaktadırlar.
Din
[değiştir | kaynağı değiştir]Budizm'in Tibet koluna bağlıdır, ayrıca Şamanizm'den kalma kimi uygulamaları sürdürmektedirler.
Tarihçe
[değiştir | kaynağı değiştir]Sarı Uygurların Heşi bölgesine gelişi
[değiştir | kaynağı değiştir]Günümüz Çin'indeki 55 azınlıktan biri olan Sarı Uygurlar, kendilerini "Yoğur/Yoğır" olarak adlandırırlar. Çinlilerce "Yuguzu" olarak adlandırılan bu topluluk, Türk kökenlidir. Uygur Kağanlığı'nın kurucuları Uygurların bugünkü temsilcidirler. Hatta Sarı Uygurların bir kısmı kağanlığın kurucu sülalesi olan Yaglakar uruğuna uzanmaktadır. Sarı Uygurların ataları Uygur Kağanlığı'nın yıkılmasından sonra göç ettikleri yerlerde de siyasi egemenliklerini sürdürmüşlerdir.
Sarı Uygurlar Kansu eyaletinin Sunan Yugur Özerk İlçesi sınırları içerisinde ve Jiuquan iline bağlı olan Huangnibao nahiyesinde yaşamaktadır. Bunun dışında az sayıda Sarı Uygur ise Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin Kumul şehrine bağlı olan Daquanwan nahiyesi Getajing köyü ile Sanci Hui Özerk İli'ne bağlı olan Manas ilçesinde yaşamaktadırlar. Sarı Uygurlar, Heşi Koridoru'nun orta kısmında Qilian Dağlarının kuzey eteğinde yaşamaktadırlar.
Heşi, Kansu eyaletinin batısında yer almaktadır. Heşi yer adı Sarı Irmak'ın batısında bulunmasından dolayı "ırmağın batısı" anlamına gelen Heşi'den gelmektedir fakat genelde söz konusu bölge, Qilian Dağlarının kuzey tarafındaki, yani günümüzdeki Jiayuguan, Jiuquan, Zhangye, Jinchang, Wuwei olmak üzere beş şehir ile bu şehirlere bağlı olan bölgelerden ibarettir.
İlkbahar ve Sonbahar Dönemi ile Batı Han iktidar döneminde Heşi bölgesi Çiang, Yüeçi, Usun, Hun gibi konargöçer milletlerin yaşadığı bölgedir. MÖ 121'den sonra Heşi bölgesi Han sülalesine bağlanmıştır. Bölgedeki hâkimiyeti pekiştirmek için iç bölgelerden Heşi bölgesine çok sayıda göç olmuştur. Bölgeyi idare etmek için Han sülalesi tarafından Jiuquan, Zhangye, Dunhuang,Wuwei olmak üzere dört il kurulmuş olup Hexşi sijun olarak adlandırılmıştır.
Wei Jin Shiliuguo Beichao dönemlerinde Heşi bölgesinin iyi bir tarım ve hayvancılık temeline sahip olması iç bölgelerden bu bölgeye büyük bir göç hareketine yol açmıştır. Sui ve Tang dönemlerinde hükümdarlar, çok önemsedikleri Heşi bölgesini ellerinde tutmak için büyük çaba sarfetmişlerdir. Heşi bölgesinin "boğaz bölgesi" olarak görülen Kansu aynı zamanda bölgenin en gelişmiş yeri idi. An Luşan İsyanı'ndan sonra Heşi bölgesinin kontrolü Tibetlilerin eline geçmiştir; idare sistemi, dil, giyim ve kişi adları gibi konularda "Tibetlileşme" eğilimi görülmüştür. 848 yılında Zhang Yichao'nın önderliğinde başlatılan başkaldırı bölgedeki Tibet iktidarını devirmiş, Heşi bölgesinde tekrar Tang sistemi kurulmuştur. Daha sonra Heşi Uygurları hızlı bir şekilde güçlenip Kansu'yu merkez alarak Heşi bölgesinin çoğu yerlerini ele geçirmişlerdir.
Heşi bölgesi coğrafi olarak çok önemli bir bölgedir, doğu tarafı Guanlong ile sınır komşusudur, batı tarafı Batı Bölgesi'ne giderken, kuzeyde Hunlar, güneyde ise Çianglar (Tuyuhun, Tibet) yaşıyorlardı. Heşi bölgesi, Zhongyuan Hanedanı'nın uzatılmış bir kolu gibidir. Güvenlik açısından bakıldığında, Zhongyuan Hanedanı Heşi bölgesini ele geçirdiğinde kuzeydeki konargöçer milletler Hehuang bölgesindeki Çiang, Tuyuhun veya Tibetliler ile olan iletişimlerini keser. Heşi bölgesi coğrafi ve askeri strateji bölgesi olarak taşıdığı önemi nedeniyle Zhongyuan Hanedanı ile kuzey ve kuzeybatı konargöçer milletler arasında kapışma odağı olmuştur. Heşi bölgesi sadece Doğu ve Batı'nın ipek yolu ulaşımının boğazı ve kültür alışverişinin merkezi değil, bütün eski çağlar boyunca çeşitli milletlerin etkileşim bölgesi olmuştur.
Uygurlar Heşi bölgesi civarında, 1. yüzyıldan itibaren yoğun olarak bulunmuştur ve çoğu hayvancılıkla hayatını sürdürmüştür. Uygur Kağanlığı'nın dağılmasıyla bir kısım Uygurlar, bu bölgeye göç ederek bölgedeki Uygur varlığını güçlendirmiştir. Tibet yönetimi altında bulundukları sırada bu bölgedeki Uygurlar dağınık olarak yaşıyordu. Kansu, Liangzhou, Suzhou, Guazhou, Shazhou gibi Heşi bölgesindeki yerler ile Hezhou, Lanzhou, Qinzhou, Kulan Dağı, Halu Irmağı gibi yerlerde Uygurlar konargöçer bir yaşam tarzı sürdürmüştür.
Uygurlar, Çin tarih kaynaklarında Yuanhe, Weihe, Huiheve Huihu, Weiwuer gibi farklı telaffuzlar ile kaydedilmiştir.
Tang dönemi
[değiştir | kaynağı değiştir]840 yılında Uygur Kağanlığı'nın yıkılmasından sonra Uygurlar üç kola ayrılarak batıya doğru göç etmişlerdir. Bir kolu Heşi bölgesine gelerek 7. yüzyılın sonu ile 8. yüzyılın başlangıcında Heşi bölgesine göç eden Uygurlarla birleşmiştir. Bu Uygurlar 10. yüzyılın başlangıcında Kansu Uygur Krallığı'nı kurmuştur. Diğer iki kol ise batıya doğru giderek Karahoca Uygur Krallığı ile Karahanlı Devleti'ni kurmuştur. 840 yılında hanın oğulları ve kardeşlerinin önderliğinde çeşitli yerlere giden boylar ile Kansu Uygur hanı ve on beş boya öncülük ederek Karluk bölgesine göç eden Uygurların başı Pan Tegin hepsi Yaglakar boyuna mensuptur.
Beş Sülale'den sonra (907 yıldan sonra) Tibet gücünün zayıflaması ve dağılmasından sonra Heşi bölgesindeki Uygurlar güçlenerek karargâhlarını Kansu'da kurmuşlardır. Kansu, Heşi Uygurlarının güç merkezi olmuştur. 840 yılında Uygurların batıya göç etmesi aslında daha önce kendilerinin kontrolleri altında bulunan bölgelere taşınmasıdır. 1. yüzyıldan itibaren Heşi bölgesinde Uygurlar yaşar, Uygur Kağanlığı yıkıldıktan sonra Heşi bölgesine olan büyük göç iki aşamada gerçekleşmiştir. Birincisi 840 yılında Orhun bölgesinden direkt güneye göç eden Uygurlardır. İkincisi ise güneye göç etmeleri başarısızlığa uğradıktan sonra batıya doğru Tibetlilere sığınmışlardır. Tibetliler bu Uygurları tekrar Kansu'ya yerleştirmiştir. Doğrudan Tanglara bağlanan veya eski devletlerini tekrardan diriltmeleri başarısızlığa uğramış olan toplam 100 bin civarında Uygur, Zhongyuan bölgesine yerleştikten sonra genellikle Han milletleri içine karışmıştır.
Beş Hanedan On Krallık dönemi
[değiştir | kaynağı değiştir]Tibetlilerin bölgedeki etkisinden kurtulan Uygurlar, 911 yılında Dunhuang'ı kendi kontrolünde bulunduran Batı Han Altındağ Krallığı'nı yenerek Heşi Koridoru'nu tamamen kendi denetimlerine alarak Kansu Uygur Hanlığını güçlendirmişlerdir. 976 yılında Kansu Uygurları daha önceki Uygur Kağanlığı döneminde Tang ile kurdukları evlilik bağını devam ettirir. Uygur hanları ile Kuzey Song hükümdarı birbirlerine yeğen-dayı olarak hitap eder.
Song Sülalesi dönemi
[değiştir | kaynağı değiştir]Song sülalesi döneminde Uygurların çeşitli Çin kaynaklarında kaydedildiği görülür. Kansu Uygur bölgesinin batısındaki Shazhou ve Guazhou gibi yerler de Uygurların hâkimiyeti altındadır, 980 yılında Shazhou tamamen Uygurların kontrolü altına girmiştir. 1014 yılında Shazhou Uygur elçisi Liao sarayına yerel ürünlerini sunmuştur, 1020 yılında Liangzhou Uygurları sürekli Kuzey Song sarayına hediyeler sunmuştur. 1042 ve 1050 yıllarında Shazhou Uygurları, Song sarayına deve, at, yeşim taşı gibi hediyeler sunmuştur.
Kansu Uygur Hanlığı'nın Batı Şia-Tangutlar tarafından 1028 yılında (bir söylentiye göre ise 1036 yılında) yok edilmesinden sonra Heşi Uygurları her tarafa dağılmıştır. Onların bir kolu Shazhou'nun güneyindeki Qilian dağ bölgesine çekilmiştir, bu kol daha sonraki kayıtlarda "Sarı Baş Uygur" olarak görülmüştür. Daha önce Guazhou, Shazhou bölgelerinde konargöçer hayatı sürdüren Kansu Uygur boyları Guazhou, Shazhou bölgelerini kaybettikten sonra Shazhou'nun güneyine çekilmiş olup bağımsızlıklarını sürdürerek günümüzdeki Kansu, Xinjiang ve Qinghai sınırlarında konargöçer hayatı sürdürmeye devam etmiştir. 1070 yılında Batı Şia-Tangutların Shazhou'yu ele geçirmesinden sonra Shazhou bölgesindeki Uygurlar tekrar batıya doğru göç ederek Xizhou Uygur bölgesine girmiştir.
Sarı Baş Uygurların adı Song Sülalesi Tarihi ve Song Sülalesi Önemli Olayları Derlemesi'nde üç kez kaydedilmiştir. Sarı Baş Uygurların adını sadece Doğu Roma İmparatorluğu'nun elçisi ile Hotan elçisi dile getirmiştir. Doğu Roma elçisinin sözleri aktarılırken Sarı Baş Uygur adının Uygur olarak değiştirildiği görülür. O yüzden Hotan'ın batısındaki ülkelerin, Uygurları "Sarı Baş Uygurlar" olarak adlandırması da mümkündür.
1081 yılında Song Sülalesi Tarihi'ne kaydedilen "Sarı Baş Uygurlar" Shazhou'nun güneyi ve Çaydam havzasının kuzeyinde bulunmaktadır. "Sarı Baş Uygurlar"ın yerleştikleri bölgenin batı sınırı ise Çakılık ve Lop Nor civarındadır. Bir diğer çalışma ise "Sarı Baş Uygurlar"ın Çaydam havzasının kuzeyinde Piçan'dan Shazhou, Guazhou'ya kadar olan çöl ve yeşillik alanında bulunduğunu söyler. Qian Bo-quan ise, "Sarı Uygurlar"ın Lop Nor'un güneybatısında yaşadığını belirtmiştir.
Kansu Uygurlarının Song sarayına giden elçisinin Batı Şia-Tangutların yağmalamalarına uğraması ve Uygur tüccarlardan ağır vergi istemesinden dolayı, Batı Şia-Tangutların güçlendiği dönemde İpek Yolu güzergâhı defalarca değiştirilmiştir.
Dunhuang'da bulunan Batı Şia/Tangut dilinde yazılı metinler üzerindeki Uygurca notlar ve Turfan'da bulunan 10 parça Batı Şia/Tangut dilinde yazılı Budist metinlerden iki taraf arasında sosyal-kültürel etkileşim olduğu anlaşılır. Uygurlar, Batı Şia/Tangut devletinin dış ticaretinde önemli rol almıştır; Uygur Türkçesi Batı Şia/Tangut ve komşu milletler arasında ticaret vb. alanlarda kullandıkları iletişim dili olmuştur.
Bu dönemde, Suzhou bölgesinde 10 bin civarında Uygur yaşadığı, doğu tarafındaki Kansu Uygurları ile birlikte kendilerini "Sarı Uygur" olarak adlandırdıkları tespit edilmiştir.
Yuan Sülalesi dönemi
[değiştir | kaynağı değiştir]Cengiz İmparatorluğu döneminde, Sarı Uygurlar büyük ihtimalle Kökönor'un kuzeybatısı ile Heşi Koridoru'nun güneybatısında yaşıyordu. Sarı Uygurlar Yuan sülalesi döneminde "Sarı Uygur" adıyla ilk kez 1226 yılında Yuan Sülalesi Tarihi'nde kaydedildiği görülür. 1227 yılında Heşi bölgesi tamamen Cengiz devletinin kontrolü altına girmiştir. Heşi ele geçirildikten sonra Guazhou ve Shazhou'yu merkez alarak Heşi'nin batısı Cuci'nin oğlu Batu'ya, Zhangye ve Jiuquan gibi yerler ise Çağatay'a verilmiştir. Xiliang'ı merkez alarak Heşi'nin doğusu ise Ögeday'in oğlu Güyük'e verilmiştir. 1281 yılında Çağatay'ın "altın uruk" ailesi ve halkı birlikte Heşi'ye gelerek Kubilay Han'a sığınmıştır. Bu gelenler Kubilay Han tarafından Guazhou, Shazhou, Kumul ve Lop Nor gibi yerlere yerleştirilmiştir. Yuan sülalesi döneminde Suzhou'nun batısında Moğollaşma, kabileleşme ve göçebeleşme eğilimi görülür.
1304 yılında Cengiz Han'ın torunlarından Cebe Noyan askerleri ile birlikte Heşi bölgesine, yani Sarı Uygurların yaşadığı bölgeye komutan olarak atanmıştır. Sonraları tüm sülalesi ile bölgeye yerleşerek bu bölgelerin kalıcı yöneticisi olmuştur. Sonraki yüzyıllar devamında onun torunları sürekli olarak Sarı Uygurları idare etmişlerdir. Cengiz Han'ın Sarı Uygur bölgesini ele geçirmesinden sonra bölgeden asker ve vergi alınmaları ile ilgili kayıtlar görülür.
Ming Sülalesi dönemi
[değiştir | kaynağı değiştir]14. yüzyılda Ming sülalesi, Sarı Uygur bölgesini idare eden Moğolların kendilerine bağlanmasını sağlamıştır. 1368 yılından sonra Ming sülalesi, Sarı Uygur bölgelerinde Anding, Aduan, Quxian olarak anılan üç büyük savunma noktası kurmuştur. Bu noktalar Handong ve Kumul savunma noktaları ile birleştirilerek Çin Seddi dışındaki üç bölge kontrol altına alınmaya başlanmıştır. Saguchi Toru, Quxian sözcüğünün Kūshan'ı, Aduan'ın ise Hotan'ı gösterdiğini belirtir.
1370 yılında imparator Ming Taizu, Sarı Uygur Boybaşı Saşisi'nin Ming sarayına vergi/hediye göndermesini buyurmuş, Sarı Uygur bölgesinde Quxian savunmasını kurmuştur. Yuan sülalesinin son Weiwu Xining idarecisi Temür Boyan Ming sülalesine bağlanmış, Ming sülalesi tarafından Anding idarecisi unvanı verilerek Sarı Uygur bölgesini dörde bölmüştür.
Yuan sülalesinin yıkılmasından sonra 1374 yılında Sarı Uygurlar Ming Sülalesi Tarihi'ne kaydedilmiştir.
1377 yılında Tibet Kralı Duoerzhiba'nın saldırısına uğramasından sonra Aduan halkı dağılmış, Quxian halkı Azhenchuan'a sığınmışlardır. Ming sülalesi daha sonra Aduan, Anding ve Quxian savunma noktalarını kaldırmak zorunda kalmıştır. 15. yüzyılın sonuna doğru Turfan bölgesinde Sultan Ali güçlenerek Kumul'u ele geçirmiş ve kendisini "sultan" ilan etmiştir. Sultan Ali güneye asker göndererek Sarı Uygur bölgesine de saldırı düzenlemiştir. 14. yüzyılda kurulan savunma noktaları 1529 yılında Turfan ordusunun saldırısına uğramasından sonra Ming sarayının müsaadesiyle Suzhou ve Ganzhou bölgelerine taşınmıştır, 16. yüzyılın ortalarında Şıra Uygur adı ortaya çıkmıştır.
Mirza Muhammed Haydar'ın Târîh-i Reşîdî eserinde Çerçen, Lop gibi yerler ile Kansu'ya yakın bölgelerde Sarı Uygurların yaşadığı kaydedilmiştir. Eserin 52. sayfasında, 1377 yılında Hızır Hoca Han'ın Hotan dağlarına kaçmak zorunda kaldığı ve kendisini bulacaklardan korkup Sarı Uygurların yaşadığı Çerçen ve Lop Katak bölgesine kaçarak o bölgelerde 13 yıl yaşadığı kaydedilmiştir. Karatay'ın çevirisinde ise 12 yıl yaşadığı görülür. Yine aynı eserin 64. sayfasında Üveys Han'ın (1418-1428 yılları arasında hüküm sürmüştür) Sarı Uygur bölgesine sefer düzenlediği kaydedilmiştir.
Târîh-i Reşîdî'nin 348. sayfasında Mansur Han'ın (veya Seyit Han) 1516 yılından sonra birkaç kez Hotan ve Hitay arasındaki Sarı Uygurlara cihat yapmayı planladığı kaydedilmiştir.
Turfan, Kumul'u ele geçirdikten sonra çok sayıda Quxian halkı Turfan'a getirilmiştir. Göç eden Quxian halkı Ming sarayı tarafından Baichengshan ve Jinta Tapınağı civarına yerleştirilmiştir.
Gao Zi-hou, "Yalan", "Yamulan" ve "Yalan" sözcüklerinin aslında bir boy adı olduğunu ileri sürerek Tang dönemindeki "Yaoluoge", "Yeluohe" olarak kaydedilen Yaglakar adının bir başka telaffuzu olduğu görüşünü ortaya koymuştur. Ming Sülalesi Tarihi'nde kaydedilen "Yalan", "Yamulan" adları, muhtemelen günümüzde Sarı Uygurların düğün töreninde söylenen "Yoda Sunma" ve "Amulan Han'ın Rivayeti" gibi kutlama sözleri içinde geçen Amulan Han ile bağlantılıdır. Çin Seddi dışındaki Sarı Uygurların Ming Sarayı tarafından Suzhou ve Ganzhou'ya yerleştirilmesinden bugünkü Sarı Uygurların bir kısmının Turfan bölgesinden göç etmiş olduğunu anlaşılmaktadır.
Kansu Uygur Hanı Yaglakar, eski Çin kaynaklarına "Yeluoge", "Yeluoge" ve "Yeluohe" şeklinde kaydedilmiştir. Liao döneminde Ganzhou'nun boybaşı Yalan ile ilgili kayıtlar görülür. 16. yüzyılın başlangıcında Sarı Uygurlar Moğolların saldırısına uğramıştır. 1573 yılında Sarı Uygurlar Moğolların Kökeni adlı esere kaydedilmiştir: Altan Han bizzat Kara Töbet bölgesine gelerek Şira Uygurların yukarı ve aşağı iki boyunu ele geçirmiştir. Aynı eserde 1596 yılında Boshuoke tujinong'un bizzat batıdaki Töbet'e sefer düzenlediği, başta Gürü-bsvod-rnam-rgial olmak üzere Şara Uygurları kontrol altına aldığı kaydedilmiştir, buradaki Şira Uygur Yuan sülalesi dönemindeki Sarı Uygurların torunlarının bir kısmıdır.
Çahar'ın Lindan Hanı, Çing sülalesinin takibinden kaçarak 1632 yılında Qinghai'ın Dacaotan bölgesine ulaşmıştır. Xu Song'un Batı Bölgesinin Su Kaynakları Bilgisi adlı eserin 3. cildinde ise Dacaotan, "Şira Uygur'un Dacaotanı" olarak kaydedilmiştir.
Ming sülalesinin ortalarında Batı Bölgesi'ndeki İslâm gücünün doğuya genişlemeye başlamasıyla Sarı Uygur bölgelerine sürekli saldırı düzenlenmesi ve Çin Seddi dışındaki askerî savunma noktalarının birbirlerine saldırmalarından dolayı Çin Seddi içine göç etmeyi talep etmişlerdir. Ming sarayı onların günümüzdeki Jiuquan civarına göç etmelerine müsaade etmiştir.
Sarı Uygurların, Yuan sülalesinin çökmesinden sonraki 200 yıllık tarihi, onların sürekli saldırılara uğradıkları, sürekli yer değiştirmek zorunda kaldıkları, çeşitli yaygın bulaşıcı hastalıklarla geçen istikrarsızlıklarla dolu bir tarih olmuştur. Bu durum Sarı Uygur nüfusunun azalmasına yol açmıştır. Ayrıca Sarı Uygurların Türk kültür dairesinden uzak kalmaları, farklı bir medeniyet dairesi içine girmeleri gibi etkenler de kendi yazılarının unutulmasına yol açmıştır. Ming sülalesi döneminde Çin Seddi içine taşınan askerî savunmalar, günümüzdeki Sarı Uygurlarla doğrudan bağlantılıdır.
Mançu-Çing Sülalesi dönemi
[değiştir | kaynağı değiştir]Mançular, Cungarları yenip Tanrı Dağlarının kuzeyine geçtikten sonra Kansu ve Kökönor'u tamamen kontrolleri altına almış, bu bölgedeki Sarı Uygurları "Yedi Boy"a ayırmak suretiyle her boyun başına birer bey atayarak yönetmeye başlamıştır. Sarı Uygurlar, Mançu-Çing sülalesi döneminde ilgili kaynaklarda "Sarı Barbar" (Huang fan) olarak anılır. 1737 yılında hazırlanmış Suzhou Yeni Etnografyası'nın Yeniden Düzenlemesi ve 1779 yılında hazırlanmış olan Ganzhou Etnografyası tarihî kaynaklarında Sarı Uygur ve Şıra Uygur ile ilgili kayıtlara rastlanır.
Sarı Barbarlar 16. yüzyılın ortalarında Shazhou bölgesinden Kansu sınırları içine göç eden ve Ganzhou'nun Güney Dağı bölgesine yerleşen Ming sarayına vergi olarak at gönderen topluluktur. Daha sonra Cungarlara bağlı kalmıştır. 1696 yılında Ganzhou Liyuan askerî kampına bağlanmıştır.
1892 yılında yazılmış olan ve Çin'in kuzeybatısındaki nüfus, etnik köken, din, ulaşım, arazi, maden, çevre, savunma vd. konuları içeren Xinmao shixingji ve 1909 yılında yayımlanmış olan Kansu Eyaleti Yeni Etnografyası çalışmalarında da Sarı Uygurların boyları kaydedilmiştir.
Sarı Uygurların boyları Çin kaynaklarında Şıkı Otok/Beylerbeyi (büyük boybaşı ailesi Datoumujia), Yake (Yangge ailesi Yanggajia), Bayattavın (Beş ailesi Wugejia), Nayman (Sekiz ailesi Bagejia), Goriqe (Luoerjia) olarak kaydedilmiştir.
Suzhou Yeni Etnografyası'nın Yeniden Düzenlemesi'nde Suzhou şehrinin yakınında toplam sekiz boy Sarı Barbar bulunduğu kaydedilmiştir.
Mançu-Çing sülalesi döneminde çeşitli kaynaklarda, Sarı Uygurlar "Huangfan" ya da "Xi-la guer" gibi adlarla kaydedilmiştir. Buradaki Huang "sarı" anlamına gelirken, Fan ise Çinlilerin Çinli olmayan milletler veya yabancılar için kullandıkları "barbar" anlamına gelen bir sözcüktür, Huangfan aşağılayıcı bir kavramdır. Mançu-Çing döneminde farklı dilleri konuşan Sarı Uygurlar farklı şekillerde adlandırılmıştır. Başkaları tarafından Sarı Barbar (Huangfan) olarak adlandırılan bu topluluk, dillerinin farklı olmasından dolayı Sarı Kara Barbar ve Sarı Sarı Barbar olarak ikiye ayrılmıştır; yani Türkçe konuşanlar Sarı Kara Barbar olarak adlandırılırken, Moğolca konuşanlar ise Sarı Sarı Barbar olarak adlandırmışlardır.
Çin Halk Cumhuriyeti
[değiştir | kaynağı değiştir]Çin Halk Cumhuriyeti kurulduktan sonra eski sistem tamamen değiştirilmiş, Sarı Uygurların her bir boyunun temelinde birer bölge ya da köyde halk hükûmeti teşkil edilmiş ve yakın oldukları illere bağlanmıştır. Bugün Sarı Uygurlar Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki 55 azınlık içinde yer almaktadır. Resmî literatürde Yuguzu olarak adlandırılırlar. Sarı Uygurlar konuştukları dil ve yaşadıkları yerlere göre ikiye ayrılmaktadırlar: Sunan Yugur Özerk İlçesi'nin doğusunda yaşayan Moğolca konuşan Şıra Uygurlarının dili Doğu Sarı Uygurca olarak adlandırılırken, onların batısında yaşayan ve Türkçe konuşan Sarı Uygurların dili ise Batı Sarı Uygurca olarak adlandırılır.
Ayrıca bakınız
[değiştir | kaynağı değiştir]Kaynakça
[değiştir | kaynağı değiştir]- ↑ Rudelson, Justin Ben-Adam (1997). Oasis Identities: Uyghur Nationalism Along China's Silk Road (İngilizce). Columbia University Press. ISBN 978-0-231-10787-7.
- ↑ Concise Encyclopedia of Languages of the World (İngilizce). Elsevier. 6 Nisan 2010. ISBN 978-0-08-087775-4.
- ↑ "中国人口普查年鉴-2020 (1-4)". www.stats.gov.cn. 19 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Eylül 2025.
- ↑ Wong, Edward (28 Eylül 2016). "Modern Life Presents Nomads of China's Highlands With a 'Tragic Choice'". The New York Times (İngilizce). ISSN 0362-4331. 20 Haziran 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Ekim 2023.
- ↑ Basitleştirilmiş Çince:肃南裕固族自治县 Geleneksel Çince:肅南裕固族自治縣 Pinyin: Sùnán Yùgùzú Zìzhìxiàn
- ↑ Çince: 酒泉市 Pinyin: Jiŭquán shì
- ↑ Basitleştirilmiş Çince: 黄泥堡裕固族乡 Geleneksel Çince:黃泥堡裕固族鄉 Pinyin: huángníbǎo yùgùzú xiāng
Dış bağlantılar
[değiştir | kaynağı değiştir]
İşbu madde Erkin Emet tarafından CC BY-SA 3.0 lisansı altında yayımlanan metin içermektedir.
