close
İçeriğe atla

alev

Vikisözlük sitesinden
BERJAYA Ayrıca bakınız: Alev

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (yalabı) veya [alfabe isteniyor] (alabı) veya [alfabe isteniyor] (alav) veya [alfabe isteniyor] (yalav, parıltı, alev) sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (yal-, yanmak) fiilinden türetilmiştir.

Söyleniş

[düzenle]

alev (belirtme hâli alevi, çoğulu alevler)

BERJAYA
Bir alev.
  1. (kimya, fizik) Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı; alaz, yalım, yalın, yalaz, yalaza, şule.
    • "Alevi ve bağrışmaları gören kadın erkek herkes evimizin bahçesine doldu." - Etem İzzet Benice
  2. sıcaklık.
    • "İşte şimdi damarlarımda bu iksirin alevleri dolaşıyor." - Hüseyin Rahmi Gürpınar

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

alev almak, alev bacayı sarmak, alev saçağı sarmak, alev gibi parlamak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

alev alev, alev kırmızısı, alev lambası, alev makinesi, alev rengi, çıplak alev, saman alevi, tandır alevi

Çeviriler

[düzenle]

alev

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]